BRIQ Journal
Image default

Onur Air Yönetim Kurulu Başkanı Cankut BAGANA: “Dünyada Farklılık Yaratacak Sektörleri Hedeflersek, Krizden Kazançlı Çıkarız!”

Cankut Bagana İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tahsil görmüştür. 1965 yılında tur rehberi olarak kariyerine başlayan Bagana, 1975 yılına kadar turizm endüstirisinde çeşitli alanlarda yönetici olarak çalışmıştır. 1975 yılında Incoming Tour acentesini kurmuş ve 1980 yılında ise Ten Tour’un kurucu ve ortaklarından biri olarak yer almıştır. 1985’te Ten Tour’da çalışmaya başlamıştır. 1994’te Onur Air’in Ten Tour’a katılmasından sonra 1995-2013 yılları arasında Onur Air’in Başkanlığını yapmıştır. 1999-2006 ve 2012-2013 yılları arasında Onur Air Genel Müdürü olarak çalışmıştır. 2013 yılından beri Onur Air’in Başkanlığını yapan Bagana; Fransızca, Almanca, İngilizce ve İtalyanca bilmektedir.

 “Neoliberal ekonominin sonunu, Covid 19 salgını hızlandırmıştır. Bizce Türkiye eğer dünyada farklılık yaratacağı kalemleri hedef alırsa, bu krizden kazançlı çıkar. Üreteceğiz… Seçilmiş sektörlerimizin önümüzdeki 20-30 sene değişmemesi gerekir. Dünyanın en iyisi olacağız. Satacağız ve satın alacağız. Lojistik gücümüzle transit ticaret imkanlarımızla. Kısacası hem üreteceğiz hem ticaret yapacağız bütün dünya ile. Gelişmekte olan  ülkeler arasında dersini iyi çalışan ve net değişmez hedefler koyan milletler hiçbir şeyi yıkmadan bugünden yarına rahatlıkla geçebilirler. Yalnız, doğru ve dünyada farklılık yaratabilecek hedefleri katı ve inatçı disiplin içinde götürmeleri şartı ile.”

 Cankut Bagana (Onur Air Yönetim Kurulu Başkanı), BRIQ Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Akfırat’ın sorularını yanıtladı.

Adnan Akfırat: Dünya Ticaret Örgütü 8 Nisan 2020 tarihli değerlendirmesinde, salgın nedeniyle uluslararası ticaretin 2020 yılında %13 ila %32 arasında daralacağını ilan etti. Salgın dolayısıyla küresel ticarette görülen daralmanın 2008 finans krizinden daha fazla olduğu değerlendirilmekte. COVID-19 salgını sonrasında küresel ekonomide ne gibi değişiklikler öngörüyorsunuz?

Cankut Bagana: Neoliberal ekonominin sonunu, COVID-19 salgını hızlandırmıştır. Bütün dünya devletleri önce milli sonra bölgesel ve nihayet küresel çözüm bulma çabasındadır. Bu çabalar salgın sonrası ekonomiyi ve ekonomileri belirleyecektir.

 İlerlemiş ülkelerin en büyük sorunu bu sancılı geçiş ve dönüşüm problemidir. Gelişmekte olan ülkeler arasında dersini iyi çalışan ve net değişmez hedefler koyan milletler hiçbir şeyi yıkmadan bugünden yarına rahatlıkla geçebilirler.

 

Adnan Akfırat: Salgının ekonomi üzerine etkilerinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ne gibi fark ve benzerlikler olacaktır?

Cankut Bagana: Gelişmiş ülkeler tabiidir ki önümüzdeki 10-20 senenin, yapay zekâ, robotik imalat, kuantum bilgisayarı teknolojileri gibi yeniliklerine daha yakındırlar. Fakat bugünden yarına geçişleri sancılı olacaktır. Bugünü yıkıp yarını inşa etmeleri gerekir. Örneğin, Türkiye’nin elektrikli araba imalatı Almanya’ya göre daha kolay. İlerlemiş ülkelerin en büyük sorunu bu sancılı geçiş ve dönüşüm problemidir. Gelişmekte olan  ülkeler arasında dersini iyi çalışan ve net değişmez hedefler koyan milletler hiçbir şeyi yıkmadan bugünden yarına rahatlıkla geçebilirler. Yalnız, doğru ve dünyada farklılık yaratabilecek hedefleri katı ve inatçı disiplin içinde götürmeleri şartı ile.

 

Adnan Akfırat: Salgının, Türkiye’nin dış ticareti üzerinde olumlu olumsuz ne gibi etkileri olmuştur, olacaktır?

Cankut Bagana: Türkiye’nin bugünkü ekonomik durumu denizin bittiği noktadadır. En kısa zamanda hedefler konulması gerekmektedir. Bizce Türkiye eğer dünyada farklılık yaratacağı kalemleri hedef alırsa, bu krizden kazançlı çıkar.  Bizce hedeflerin şunlar olması lazımdır:

  1. Tarım ve tarım sanayii,
  2. Lojistik ve sanayii (taşımayı yapacak aletleri de bizim üretmemiz lazım vagon, kamyon, uçak, gemi vb.),
  3. Turizm ve sanayii,
  4. Enerji transit merkezi olmanın yaratacağı sanayii.
  5. Dijital Teknoloji vb.

 

Adnan Akfırat: Türkiye’nin Asya, Avrupa, ABD, Latin Amerika ile dış ticaretinde karşılaştırmalı olarak olası senaryolar neler olabilir?

Cankut Bagana: Bizce Türkiye’nin dünyadaki en büyük ayrıcalığı coğrafyasıdır. Bu durum, başta Doğu Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika olarak bütün dünya ile öncelikle kuvvetli olduğu sektörler başta olmak üzere üretim ve ticaret yapmamızı gerektiriyor.

Seçilmiş Sektörlerimiz Önümüzdeki 20-30 Sene Değişmemeli

Üreteceğiz… Seçilmiş sektörlerimizin önümüzdeki 20-30 sene değişmemesi gerekir. Dünyanın en iyisi olacağız. Üreteceğiz, satacağız ve satın alacağız. Lojistik gücümüzle, transit ticaret imkanlarımızla. Kısacası hem üreteceğiz hem ticaret yapacağız bütün dünya ile.

 

Adnan Akfırat: Salgın sonrasında, küresel ölçekte ve Türkiye ekonomisinde finansal piyasalar açısından ne gibi değişiklikler olabilir?

 Cankut Bagana: Salgın sonrası Türkiye ve dünyadaki finansal piyasalarda hızlı değişiklikler beklenmektedir. Belirleyici olan büyük oyuncuların kendi aralarında ama gönüllü ama mecburi bir antlaşmaya varmasıdır. Ancak ondan sonra dünyada ve Türkiye’de ne gibi finansal değişiklikler olacağı hakkında fikir yürütmek mümkün olur.

 Bizce Türkiye’nin dünyadaki en büyük ayrıcalığı coğrafyasıdır. Bu durum, başta Doğu Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika olarak bütün dünya ile öncelikle kuvvetli olduğu sektörler başta olmak üzere üretim ve ticaret yapmamızı gerektiriyor.

 

Adnan Akfırat: Şirketlerinizde salgın sonrasındaki dönem için yaptığınız hazırlıklar nelerdir?

Cankut Bagana: Havacılık ve turizm bu salgında en büyük darbeyi aldı. Bu sektörlerin yeni baştan şekilleneceği kanaatini taşıyorum. Bizler yeni hedefler koyup (bütün yumurtaları aynı sepete koymadan) yolumuzu çiziyoruz. Nereye gideceğini bilmeyen kaptana rüzgârın faydası yoktur!

 

Benzer Yazılar

Hakikatin Dönüm Noktası: COVID-19 Batı Toplumlarının ve Avrupa Birliği’nin Zayıflıklarını Nasıl Ortaya Çıkardı?*

Dominik Pietzcker

Tarihsel Perspektiften COVID-19: Felaket Kapitalizmi Korku Güdümlü Bir Dünya Düzenini Nasıl Üretir?*

Efe Can Gürcan & Ömer Ersin Kahraman

Çobanın Sağım Sonrası Sürüyü Tekrar Otlaklara Götürme Çabası ve Tozlu Yolculuk

Dilek Uyar