Afrika’nın kalbinde sabah
Binlerce yıl, Afrika’m, bir hayvan gibi acı çektin, Çölü yalayıp geçen rüzgârda savruldu küllerin. Gözalıcı, büyülü tapınaklar yaptı zalimler Ruhunu acılardan kurtarmak için Barbarların yumruğu, beyazların kırbacına karşı Yalnız ölmekti senin hakkın bir de ağlamak, Totemine bitip tükenmez açlık, tutsaklıklar oydular, Ağaçların kabuğunda bile korkunç, zalim bir ölüm Sinsice seni gözlüyor, sana doğru geliyordu Ağaçların deliklerinden, ucundan çıkan dallar gibi Ölüm vücudunu, tedirgin ruhunu sarıyordu. Göğsünün üstüne kocaman hain bir engerek yılanı koydular: Boynuna sert içkilerden bir boyunduruk geçirdiler, Canın ciğerin karını aldılar elinden, ucuz incilerle göz boyayıp Varını yoğunu inanılmaz, paha biçilemez. Kulübenden tam tam sesleri karanlık geceye, Yüce kara ırmaklara zalim seslenilen taşıdı; Aldatılan kızların, gözyaşlarının, kanların, Ve küçük adamların kaynaştığı, doların kral olduğu Anavatan dedikleri o ilençli ülkelere giden Gemilerin öyküsünü söyleyip… İşte orada çocuğum, öğüttüler karını gece gündüz Amansız, korkunç bir değirmende, yok oldu büyük acılar içinde, Sen de ötekiler gibi birisin. İyi kalpli beyaz Tanrının Sonunda bütün insanları Uzlaştıracağına inanmanı istiyorlar. Ateşler yakıp ağladın, içler acısı şarkılarını söyledin El kapılarına çöken evsiz barksız dilencinin Derken bir şeyler oldu, bir şeyler kımıldadı içinde Kanın yanıp tutuştu geceleyin Dans ettin, bağırdın babadan kalma tutkuyla. Bir fırtına gibi azgın, ama insancıl bir tonda Bir güç doğuverdi binlerce yıllık felaketten sonra. Cazın madensel sesinde, önlenmesi güç bir bağırışla Bir dev kıpırdanışıyla sarstın her yeri. Şaşırdı herkes, duman oldu bütün dünya Kanının çılgın ritmini, cazın delice ritmini duyup Sapsarı kesildi beyazlar bu yeni şarkıyla Mor meşaleyi karanlık geceye diken bir şarkıyla. Sabah işte, kardeşim! Sabah! Yüzümüze bak, Yeni sabahlar başlıyor eski Afrika’da. Yalnız bizim olacak artık bu ülke, bu su, bu kutsal ırmaklar, Binlerce yıl anası ağlayan zavallı Afrika. Tüm gücüyle güneş bizim için parlayacak, Gözümüzün yaşını, suratımızdaki tükürükleri kurtularak, Zinciri kopardığın an, koca zinciri, Kötülüklerin, işkencelerin köküne kibrit suyu, Hür ve şen bir Kongo doğacak kara topraktan, Hür ve şen bir Kongo— kara çiçek, kara tohumdan!
