1978'De reform ve dışa açılmadan sonra sonra, olumlu ve olumsuz tarihsel deneyimleri kapsamlı bir şekilde inceleyen Partimiz, yoksulluğun sosyalizmde yeri olmadığını anladı. Böylece eski sistemlerin kısıtlamalarından sıyrılmaya başladı. Bu reform, önce bazı bölgelerin ve insanların daha iyi duruma gelmesine izin verdi ve üretici güçlerin gelişerek özgürleşmesini sağladı.
2012’de düzenlenen 18. ÇKP Genel Kurultayı’ndan bu yana, Merkez Komitesi, gelişme aşamamızdaki yeni değişiklikleri sıkı bir şekilde kavradı ve herkes için refah hedefine kademeli olarak ulaşılmasına daha fazla ağırlık verdi. Bu amaçla, Partimiz farklı bölgeler arasında eşgüdümlü kalkınmayı teşvik etmiş ve insanların refahını iyileştirmek, aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmak ve her bakımdan orta derecede müreffeh bir toplum inşa etmek için etkili önlemler benimsemiştir. Bu çabalar, herkes için refah getirmeye elverişli koşullar yaratmıştır. Böylece ortak refaha doğru sağlam adımlar atacağımız tarihi bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız.
Şimdi, Çin’i büyük bir modern sosyalist ülkeye dönüştürmek için “İkinci Yüzüncü Yıl Hedefi”ne doğru yürüyoruz. Çin toplumunun karşı karşıya olduğu başlıca zorluklara ve insanların daha iyi bir yaşam sürdürmesi için artan gereksinimlerine yanıt olarak, ortak mutluluğu ve refahı sağlamayı odak noktası haline getirmeliyiz. Bu bakış açısıyla sarf edeceğimiz çabalar, karşılığında Parti’nin uzun süreli yönetiminin temellerini de sağlamlaştıracaktır. Yüksek nitelikli gelişim, yüksek kabiliyette iş gücü gerektirir. Yalnızca ortak refahı teşvik ederek, kentsel ve kırsal gelirleri artırarak ve beşeri sermayeyi geliştirerek toplam faktör verimliliğini artırabilir ve yüksek nitelikli kalkınma için güçlü bir ivme temeli oluşturabiliriz. Artık gelir eşitsizliğinin göze batan bir sorun olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bazı ülkeler, zengin ve fakir arasındaki devasa uçurumun büyümesine, sosyal bölünmeye, siyasi kutuplaşmaya ve popülizm dalgasına yol açan orta sınıfın çöküşüne tanık oldu. Bu büyük bir derstir. Biz, Çin’de, toplumsal uyumu ve istikrarı korumak için kutuplaşmayı önle-
mek ve ortak refahı teşvik etmede kararlı çaba göstermeliyiz.
Bu arada, dengesiz ve yetersiz kalkınmanın Çin’de önemli bir sorun olmaya devam ettiğinin ciddi bir şekilde farkında olmalıyız. Özellikle kırsal ve kentsel alanlar arasında hem kalkınma hem de gelir dağılımı açısından büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bilimsel ve teknolojik devrimin son aşaması ve endüstriyel dönüşüm, yalnızca ekonomik kalkınmaya güçlü bir itici güç sağlamakla kalmadı, aynı zamanda istihdam ve gelir dağılımı üzerinde derin bir etki yarattı. Bu derin etki, dikkatli şekilde ele alınıp çözülmesi gereken belirli olumsuz etkileri içerir.
Herkese refah getirmek, Çin tarzı modernleşmenin önemli bir özelliği olduğu kadar sosyalizmin de temel bir gereğidir. Ulaşmaya çalıştığımız ortak refah herkes içindir, hem maddi hem de manevi anlamda insanların yaşamlarının zenginleştirilmesini kapsar. Bu hedefe ilerlerken katı bir biçimde eşitlikçi olmaktan da kaçınmalıyız.
Farklı aşamalardaki hedefler üzerinde kapsamlı araştırmalar yapmalı ve ortak refah hedefine aşamalar halinde ilerlemeliyiz. 14. Beş Yıllık Plan (2021-2025) döneminin sonunda, herkese refah getirme yolunda sağlam bir ilerleme kaydetmiş olacağız ve bireysel gelirler ile fiili tüketim seviyeleri arasındaki fark giderek kapanacaktır. 2035 yılına kadar, ortak refaha yönelik daha dikkate değer ve önemli ilerlemeler kaydetmiş olacağız ve temel kamu hizmetlerine adil erişim sağlanacaktır. Bu yüzyılın ortalarına gelindiğinde, temel olarak ortak refah sağlanacak, bireysel gelirler ile fiili tüketim seviyeleri arasındaki farklar uygun bir aralığa kadar daraltılacaktır.
Bu hedeflere ulaşmak amacıyla, ortak refahı geliştirmek için derhal bir eylem planı oluşturmalı ve Çin’in ulusal koşullarına uygun rasyonel ve uygulanabilir hedef sistemleri ve değerlendirme yöntemleri geliştirmeliyiz.
Ortak refah düzeyini ilerletirken uymamız gereken dört ilke vardır.
Birincisi, insanları yenilik ve sıkı çalışma yoluyla refaha ulaşmaya teşvik etmek
Nasıl mutlu bir hayat çok çalışarak elde edilirse, ortak refah da ancak yetenek ve çaba ile yaratılabilir. Kalkınma yoluyla insanların refahını sağlamaya ve iyileştirmeye bağlı kalmalıyız. Yüksek nitelikli gelişimi birinci öncelik haline getirerek, insanların eğitimlerini ilerletmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için daha kapsayıcı ve adil koşullar yaratacağız. Bu, insan sermayesini geliştirecek, insanların iş bulma ve iş kurma olanaklarını iyileştirecek, insanların refaha daha kalıcı bir şekilde ulaşmasını sağlayacaktır. Yukarı doğru hareketlilik için açık kanallar sağlayarak ve daha fazla insanın daha iyi durumda olması için fırsatlar yaratarak sosyal tabakalaşmayı önlemeliyiz. Bunu yaparak, herkesi katılmaya teşvik eden ve insanları hareketsiz kılan fikirler arasında kaybolmaktan caydıran bir geliştirme ortamını teşvik edeceğiz.
İkincisi, temel ekonomik sistemimizi korumak
Çalışmalarımızı, Çin’in sosyalizmin birinci aşamasında olduğu gerçeğine dayandırmalı, kamu ve kamu dışı sektörlerinin gelişimine olan bağlılığımızı yeniden teyit etmeliyiz. Kamu sektörünün ortak refahı ilerletmedeki önemli rolünden yararlanıp çeşitli mülkiyet biçimlerinin yan yana gelişmesine izin verirken, kamu mülkiyetinin baskınlığını sürdürmeliyiz. Diğer yandan, ekonominin kamu dışı sektörün ve bu sektörde çalışan insanların sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamalıyız. Önce bazı insanların müreffeh olmasına izin verirken, bu insanların, onların ardından gelenlere de yardımcı olmalarının gerekliliğine daha fazla vurgu yapmalıyız. Özellikle, gayretli çalışma, girişimcilik ve meşru ticari faaliyetler yoluyla refah peşinde koşmaları için başkalarına ilham veren insanları teşvik etmeliyiz. Uygunsuz servet edinme yolları teşvik edilmemeli, yasaların veya yönetmeliklerin ihlalleri yine yasalara uygun olarak ele alınmalıdır.
Üçüncüsü, imkanlarımız dahilinde çalışırken elimizden gelenin en iyisini yapmak
Rasyonel bir kamu politikası çerçevesi oluşturmalı ve herkesin pastadan adil bir pay aldığı makul bir dağıtım modeli oluşturmalıyız. İnsanların hayattan ve yönetimden daha hoşnut olması için daha fazla çaba göstermeli ve daha etkili önlemler almalıyız. Ancak aynı zamanda, Çin ile gelişmiş ülkeler arasındaki gelişmişlik düzeyi farkının hala büyük olduğunu da bilmeliyiz. Hem gerekli hem de mümkün olanı göz önünde bulundurarak, ekonomik kalkınmamızın ve finansal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini korurken insanların refahını sağlamalı ve iyileştirmeliyiz. Aşırı hırslı olmamalıyız veya tutamayacağımız sözler vererek insanları umutlandırmamalıyız. Devlet yönetimi her şeyi üstlenemez. Hükümetin temel sorumluluğu, kapsayıcı şekilde temel ihtiyaçları karşılamaya odaklanan kamu refahı ile ilgili projeleri gerçekleştirip geliştirilmesi için çalışmak olmalıdır. Hatta, ileride, daha yüksek bir kalkınma düzeyine ulaştığımız ve daha önemli finansal kaynaklarla donatıldığımızda da çok yüksekleri hedeflememeli veya sosyal güvenlik konusunda aşırıya kaçmamalı ve aylaklık yaratan refahçılık tuzağından uzak durmalıyız.
Dördüncüsü, ilerlemeyi takip etmek
Uzun vadeli bir hedef olarak, ortak refaha ulaşmak zaman alacaktır. Bunu bir gecede başarmayı bekleyemeyiz. Bu hedefin uzun vadeli, karmaşık ve zahmetli doğasını derinlemesine tanımalı ve bunu gerçekleştirmek için ne bekleyebileceğimizi ne de çok aceleci davranabileceğimizi kabul etmeliyiz. Bazı gelişmiş ülkeler yüzyıllar önce sanayileşmeye başladılar, ancak sosyal sistemlerindeki eksikliklerin bir sonucu olarak, yalnızca ortak refah sorununu çözmede başarısız olmadılar, aynı zamanda zengin ve fakir arasında giderek şiddetlenen bir eşitsizlikle karşı karşıya kalıyorlar. Bu nedenle sabırlı olmalı ve çabalarımızın somut sonuçlar vermesini sağlamak için adım adım çalışmalıyız. Zhejiang Eyaleti ortak refah için örnek olma yolunda sağlam ilerleme kaydederken, diğer bölgeleri de kendi koşullarına uygun etkili yolları keşfetmeye teşvik etmeliyiz. Deneyimleri bir araya getireceğiz ve sonrasında bunları yavaş yavaş diğer alanlarda uygulayacağız.
Bu konudaki genel ilkelerimiz, insan merkezli kalkınma felsefesine bağlı kalmak, yüksek nitelikli kalkınma yoluyla ortak refahı teşvik etmek ve eşitlik ile verimlilik arasındaki ilişkiyi uygun şekilde dengelemektir. Birincil, ikincil ve üçüncül dağıtım arasında koordinasyonu ve tamamlayıcılığı sağlayan temel kurumsal düzenlemeler oluşturmalıyız. Vergilendirme, sosyal sigorta ve transfer ödemeleri yoluyla dağıtımı düzenlemeye yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırmalı ve bu çabaları daha kesin hale getirmeye çalışmalıyız. Bu, orta gelir grubunun göreli boyutunu genişletmemizi, düşük gelirliler arasında gelirleri artırmamızı, aşırı gelirleri uygun şekilde ayarlamamızı, yasadışı gelirleri ise yasaklamamızı sağlayarak ortadan geniş, uçlara doğru incelen zeytin tanesi şeklinde bir dağıtım yapısı oluşturmamıza yardımcı olacaktır. Bunu yaparak, sosyal adaleti ve insanların çok yönlü gelişimini teşvik edebilecek ve herkes için ortak refah hedefine doğru sağlam adımlar atabileceğiz.
Bu hedefe ulaşmak için çabalarımızı aşağıdaki altı alana odaklayacağız:
1. Gelişimimizi daha dengeli, koordineli ve kapsayıcı hale getirmek için çalışacağız.
Sosyalist piyasa ekonomisini iyileştirme çabalarını hızlandıracak, daha dengeli, düzenli ve kapsayıcı kalkınmayı teşvik edeceğiz. Bölgesel kalkınmayı daha dengeli hale getirmek için önemli bölgesel stratejiler ve eşgüdümlü bölgesel kalkınma stratejileri uygulayacak, transfer ödemeler sistemini iyileştirecek, bölgeler arasındaki kişi başına düşen mali harcama farklarını azaltacak ve az gelişmiş bölgelere verilen desteği artıracağız. Ayrıca, farklı endüstriler arasındaki gelişimsel tutarlılığı artırmak için çalışacağız. Bu amaçla, tekel sektörlerinin reformunu hızlandıracak, reel ekonomi ile finans ve gayrimenkul sektörleri arasında eşgüdümlü gelişmeyi destekleyeceğiz. Ayrıca, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimini destekleyecek, her büyüklükteki işletmenin birbirine bağımlı ve birbirini güçlendirecek şekilde geliştiği bir ortam yaratacağız.
2. Orta gelir grubunu artırmak için çaba göstereceğiz.
Kilit gruplara odaklanarak, daha fazla düşük gelirlinin orta gelir grubuna girmesine yardımcı olmak için hedeflenen önlemleri alacağız. Yüksek öğrenim mezunları, orta gelir grubu için önemli bir kaynaktır. Bu nedenle yükseköğretimin niteliğini artırarak mezunların sosyal gelişimin ihtiyaçlarına en kısa sürede uyum sağlamasına yardımcı olmalıyız. Teknik çalışanlar da orta gelir grubunun önemli bir bölümünü temsil ediyor. Bunu akılda tutarak, daha yüksek nitelikli yetenekleri bu gruba katmak için nitelikli personelin eğitimini iyileştireceğiz ve teknik işçilerin ücretlerini artıracağız. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sahipleri ve serbest meslek sahipleri, girişimcilik yoluyla gelir elde eden önemli bir grubun parçasıdır. İstikrarlı iş faaliyetlerini sürdürmelerine ve gelirlerinin sürekli büyümesine yardımcı olmak için ticaret ortamını iyileştirecek, vergi yüklerini azaltacak ve daha fazla piyasaya dayalı finansal hizmetler sunacağız.
Orta gelirlilerin bir diğer önemli bölümünü oluşturan kırsal kesimden göçmen işçilerle ilgili olarak, hane halkı kayıt sistemi reformunu derinleştireceğiz. Ebeveynleri ile birlikte yaşayan, kırsal kesimden olup şu anda şehirlerde çalışan çocukların eğitim sorunlarına, devamlı bir işte çalışmalarına ve şehirde yaşama konusunda kendilerini daha rahat hissetmelerine yardımcı olacağız. Başta yerel düzeyde çalışanlar olmak üzere kamu görevlilerinin yanı sıra kamu iktisadi teşekküllerinin ve kamu kurumlarının birinci kademe çalışanlarının ücret paketlerini uygun şekilde artıracağız. Kentsel ve kırsal konutlardan, kırsal arazilerden ve finansal varlıklardan elde edilen geliri artırmak için ek adımlar atılacaktır.
3. Temel kamu hizmetlerine adil erişimi destekleyeceğiz.
Düşük gelirli gruplar, ortak refahı teşvik etme çabalarımızda yardım ve desteğin temel hedefidir. Tüm grupları kapsayan beşeri sermayeye yatırımı artırmalı, zor durumdaki ailelerin eğitim yükünü hafifletmeli, dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim düzeylerini yükseltmeliyiz.
Emeklilik ve sağlık sigortası sistemlerini düzenleyerek, kentsel ve kırsal bölge sakinleri arasındaki fon ve yardım farklarını adım adım kapatacağız. Bununla beraber, kırsal ve kentsel sakinler için temel emeklilik yardımlarını kademeli olarak artıracağız. Temel ihtiyaçlar için yardım sistemini iyileştireceğiz, kentsel ve kırsal sosyal yardım standartları arasındaki farklılıkları azaltmak için daha hızlı çalışacak ve insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak için hem kentsel hem de kırsal bölge sakinleri için asgari geçim ödeneklerini kademeli olarak artıracağız. Ayrıca konut arz ve destek sistemlerini iyileştirmek için adımlar atacağız. Konutların spekülasyon için değil, yaşamak için olduğu ilkesinden hareketle, hem konut kiralamayı hem de satın almayı teşvik edecek, şehre özgü politikalar uygulayacak, uzun vadeli kiralık konut politikalarını iyileştirecek ve devlet destekli kiralık konut arzını artıracağız. Bu doğrultuda, yeni kent sakinlerinin konut talebinin karşılanmasına öncelik verilecektir.
4. Yüksek geliri düzenlemek için daha sıkı önlemler alacağız.
Meşru gelirin hukuka uygun olarak korunmasını sağlarken aynı zamanda kutuplaşmayı önlemeli ve dağıtımdaki haksız uygulamaları ortadan kaldırmalıyız. Aşırı yüksek geliri makul bir şekilde düzenleyeceğiz, kişisel gelir vergisi sistemini iyileştireceğiz ve sermaye kazançlarının yönetimini standartlaştıracağız. Emlak vergisi mevzuatının ve yapılan reformların geliştirilmesi için aktif ve basiretli çabalar gösterecek, bu konuda denemeler yapacağız. Dağıtımın düzenlenmesinde tüketime dayalı vergilerin rolünü ve tüketim vergisinin kapsamını genişleteceğiz. Yüksek gelirli grupları ve işletmeleri topluma daha fazlasını vermeye teşvik etmek için kamu yararı ve hayırseverlik çabaları üzerinde standartlaştırılmış yönetimi güçlendirecek ve tercihli vergi politikalarını iyileştireceğiz.
Makul olmayan gelirleri kontrol altına alacağız. Tekelci endüstrilerde ve devlete ait işletmelerde gelir dağılımını düzenleme çabalarını yoğunlaştıracağız. Özellikle, gelir dağılımını düzeltecek şekilde reform kisvesi altında yönetici gelirlerinin artırılması gibi anormallikleri düzelteceğiz. Yasa dışı geliri kesinlikle yasaklayacak, nüfuzlu satışları durdurmak için kararlı adımlar atacak ve içeriden bilgi ticareti, borsa manipülasyonu, mali dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı dahil olmak üzere yasa dışı gelir elde etme yöntemlerini çökerteceğiz.
Yıllarca süren denemelerden sonra, yoksullukla mücadele için eksiksiz bir önlem paketi geliştirdik, ancak yine de refahın nasıl sağlanacağı konusunda daha fazla deneyim edinmemiz gerekiyor. Mülkiyet ve fikri mülkiyet haklarının korunmasını güçlendireceğiz ve servet kazanmaya yönelik yasal faaliyetlerin korunmasını sağlayacağız. Sermayenin düzensiz genişlemesine kesinlikle karşı çıkmalı, hassas alanlara erişim için olumsuz listeler oluşturmalı ve tekel karşıtı gözetimi yoğunlaştırmalıyız. Bu arada, girişimcileri desteklemeli, her tür sermayenin sağlam ve düzenli gelişimini teşvik etmeliyiz.
5. Manevi anlamda da ortak refahın sağlanması için çaba göstereceğiz.
Herkese refah getirmek, çok yönlü insani gelişmeyi ilerletme çabalarımızla son derece bütünleşiktir. Temel sosyalist değerlerin yol gösterici rolünü pekiştirmeli, vatanseverlik, toplumsallık duygusu ve sosyalizm eğitimini güçlendirmeliyiz. Kamusal kültürel taahhütleri ve kültürel kamu hizmet sistemini geliştirerek, insanların entelektüel ve kültürel alandaki çeşitli, çok düzeyli ve çok yönlü taleplerini karşılamaya devam edeceğiz. Aynı zamanda, ortak refah için yapılan baskıya ilişkin söylemleri yönlendirmede daha iyisini yapmalı, insanlar arasındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmalıyız. İnsanların hızlı sonuçlar için çok istekli olmamalarını veya zorluklarla yüzleşmekten korkmamalarını sağlamalıyız. Böylece ortak refah hedefine ulaşmak için elverişli kamuoyu ortamını sürdürebiliriz.
6. Kırsal alanlara ve kırsal kesimde yaşayanlara ortak refah getireceğiz.
Ortak refahın ilerletilmesinde en çetin görevler hala kırsal alanlarda yatmaktadır. Kırsal alanlarda ortak refah ile ilerlemeye ihtiyacımız olsa da yoksulluğu azaltma mücadelesinde yaptığımız gibi hedefleri nicel olarak belirtmek yeterli değildir. Yoksullukla mücadelede elde ettiğimiz başarıyı pekiştirecek ve güçlendireceğiz. Bunu yaparken, yoksulluğa tekrar düşme riski altındaki insanların durumunu takip edeceğiz. Gerekirse onlara yardım etmek için hızlı adımlar atmaya hazır olacağız. Ayrıca, yoksulluktan kurtulan ilçelere, yoksulluğun yeniden ortaya çıkmasından korunmaları için destek vermeye devam edeceğiz. Kırsal canlandırma stratejisini uygulamak için çok yönlü çaba göstermeliyiz. Örneğin, tarımsal sanayileşmeyi hızlandıracağız, kırsal varlıkları kullanıma sunacağız ve kırsal kesimde yaşayanların mülk gelirlerini artıracağız, böylece onların çok çalışarak refaha ulaşmalarına yardımcı olacağız. Kırsal altyapı ve kamu hizmet sistemlerinin gelişimini hızlandıracak ve kırsal alanlarda yaşam ortamını iyileştireceğiz.
Özetle, ortak refaha ulaşmanın her bakımdan orta derecede müreffeh bir toplum inşa etmekle aynı damarda bütünsel bir kavram olduğuna inanıyorum. Ortak refah tüm toplum için bir hedeftir ve bu nedenle onu kentsel ve kırsal alanlar veya doğu, batı bölgeleri için ayrı hedeflere bölmemeliyiz. Bunun yerine, genel bir bakış açısı benimsememiz gerekiyor. 1.4 milyar insanın ortak refahına ulaşmak için ısrarlı bir çaba göstermeli ve gerçekçi bir tavrı sürdürmeliyiz.
Amacımız ne herkese aynı anda refah getirmek, ne de bölgelerin aynı anda belirli bir refah düzeyine ulaştığını görmek. Farklı insan grupları, yalnızca potansiyel olarak elde edebilecekleri refah düzeyi açısından değil, aynı zamanda bunu elde etmek için ihtiyaç duydukları süre açısından da farklılık gösterir. Ayrıca, aralarında hala var olan zenginlik uçurumları nedeniyle tüm bölgeleri aynı hızda geliştirmek imkânsız olacaktır. Bu, ilerlemeye yönelik dinamik bir süreçtir ve sürekli sonuçlar elde etmek için sürekli çaba sarf etmeliyiz.