Hakemli · Açık Erişim · Türkçe / İngilizce · Üç Aylık

Ana Sayfa/Cilt 3 · Sayı 2/Görüş Makalesi
Görüş Makalesi

Kamu Ekonomisinin Hâkim Konumu Çin Sosyalizminin Can Damarıdır

Öz

Çin Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi profesörü, Çin Uluslararası Ekonomi Derneği Genel Danışmanı Prof. Ding Bing’in 18-19 Aralık 2021 tarihlerinde Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi’nde düzenlenen Dünya Politik Ekonomi Derneği (World Association of Political Economy, WAPE) 15. Forumu’nun 18 Aralık 2021’deki açılış oturumunda yaptığı ödül kabul konuşmasını dikkatinize sunuyoruz.

Tam Metin

Çin Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi profesörü, Çin Uluslararası Ekonomi Derneği Genel Danışmanı Prof. Ding Bing’in 18-19 Aralık 2021 tarihlerinde Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi’nde düzenlenen Dünya Politik Ekonomi Derneği (World Association of Political Economy, WAPE) 15. Forumu’nun 18 Aralık 2021’deki açılış oturumunda yaptığı ödül kabul konuşmasını dikkatinize sunuyoruz.

Çin Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nde profesörüm, aynı zamanda Çin Uluslararası Ekonomi Derneği’nin genel danışmanıyım. Birçok önemli ulusal dergi beni önde gelen “Çağdaş Marksist Ekonomist” olarak anıyor.

Bugünkü konferansta, “Dünya Politik Ekonomi Derneği”ne beni 2020’nin “Dünya Marksist Ekonomi Ödülü”ne layık gördüğü için teşekkür ediyorum.

Modern Marksist ekonomi teorisinin aydınlatıcı niteliğiyle dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerini inceleyen, kalkınma yasalarını ve işleyiş mekanizmalarını ortaya çıkaran, toplumsal ilerlemenin yollarını araştıran ve insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum inşa etme yolunda adımlar atan Dünya Politik Ekonomi Derneği tarafından yürütülen bu anlamlı faaliyetlerin içinde bulunmak büyük bir onurdur.

1930 Nisan’ında doğdum, akademik hayatım ise 1954’te başladı. 1956’da, ekonomi alanında merkezi bir üniversite olan Sichuan Üniversitesi’ne girdim. 1959’da öğrenciyken, baş editörlerden biri olarak modern Çin’in ilk “dünya ekonomik tarihi” konusundaki çalışması olan “Uluslararası Ekonomi Tarihi Üzerine Akademik Notlar”ın ortak yazarlığını yaptım. Aynı yıl, bu kitap, yüksek öğretim basımevi tarafından basılmış ve bazı kolej ve üniversiteler tarafından öğretim materyali olarak seçilmiştir.

Temmuz 1961’de Sichuan Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, Pekin Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nde ders vermek üzere görevlendirildim. O zamandan beri, aralarında “Ding Bing’in Seçme Eserleri”nin de olduğu 15 bireysel bağımsız monografi, ortak yazar, baş editör veya baş editör yardımcısı olduğum toplam 104 eser ve 260 önemli akademik makale ve çeviri yayınladım. Bunların arasında yaklaşık 4 milyon kelime tarafımdan yazılmıştır.

Bağımsız monografilerim arasında: Sichuan ve Pekin’de il çapında “Üstün Akademik Başarı” ikincilik ödülü almış olan iki kitap -“Marksist Politik Ekonominin Kısa Tarihi” (1983) ve “Çağdaş Batı Ekonomisi Okulları” (1993)- bulunuyor. “Çağdaş Batı Ekonomisinin İlkeleri” (1988), 2000’de Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nin “En Başarılı Ders Kitabı” birincilik ödülünü, 2006’da ise Pekin’de “En Başarılı Ders Kitabı Ödülü”nü kazandı. Kitabın gözden geçirilmiş 7. baskısı (Eylül 2019) yayımlanmıştır. Baskı sayısı yaklaşık üç yüz bin olup, Çin’de en uzun dağıtım süresine sahip ve benzerleri arasında en fazla baskı sayısına ulaşmış eserlerden biridir. 1995 yılında editörlüğünü yaptığım ve tarafımdan yayınlanan “Modern Batı İktisadı Teorisi” kitabı, Çin’de iktisadın lideri olarak kabul edilen Profesör Chen Daisun tarafından da övgüyle karşılanmıştır. Eserin Çin’in uluslararası ekonomi araştırmalarına büyük katkılar sağladığı düşünülmüştür. Buna bağlı olarak sosyal bilimler ve akademi camiasında güçlü yankılar yaratmıştır. 1996 ve 1998’de, Pekin bölgesi “Üstün Başarı” birincilik ödülü kazanmıştır. Eğitim Bakanlığı’na bağlı kolej ve üniversitelerde Beşeri Bilimler ve Sosyal Bilimler araştırmaları alanında “Ekonomide Üstün Başarı Ödülü” almıştır.

Akademik düşüncelerim ve görüşlerim, temel olarak aşağıdaki altı açıdan özetlenebilir:

Birincisi Batı ekonomisi hakkında:

“Bir İkiye Bölünür” bakış açısına bağlı kalarak, Batı iktisadının teorik sistemini Marksizm rehberliğinde kapsamlı ve sistemli bir şekilde bilimsel olarak değerlendirdim; Batı ekonomisinin özünü oluşturan “Ekonomik İnsan” hipotezini değerlendirdim ve göreli rasyonelliğine sahip olmasına rağmen aslında ebedi kapitalist sistemi savunan kaba bir teori olduğuna dikkat çektim. Ayrıca, Marksist iktisadın değerini perdeleyen, Marksist iktisat ile Batı iktisadının aynı açıdan ele alınması şeklindeki yanlış yaklaşımı da eleştirdim.

İkinci olarak; Reform ve Dışa Açılma’nın dört temel ilkesini ve politikalarını bulandıran neoliberalizm, demokratik sosyalizm gibi ideolojik eğilimlere karşı durma:

Kamu mülkiyetinin hakim konumuna bağlı kalmanın, Çin’e özgü sosyalizme bağlı kalmanın can damarı olduğu vurgulanmalıdır. Mülkiyet haklarına ilişkin “Coase Teoremi”, sözde “Devlet Teşebbüslerinin Verimsizliği” gibi yanlış önermelere dayanarak bazılarının Çin’de “reform” adı altında özelleştirme politikalarını desteklemesi, tarafımdan açığa çıkarılıp eleştirilmiştir.

Üçüncüsü “Yeni Ekonomi” üzerine:

1990’lı yıllarda yüksek teknolojinin küresel çapta hızla gelişmesiyle birlikte akademik çevreler “Yeni Ekonomi” kavramını ortaya attılar. O dönemde, yeni ekonominin bilgi teknolojilerine dayalı, entelektüel faktörlerin temel olduğu bir ekonomi modeli olarak tanımlanmasına öncülük eden “Yeni Ekonominin Batı Ekonomi Teorisi ve Ekonomik Sistem Üzerindeki Etkisi Üzerine Kısa Bir Tartışma” adlı bir makale yayınladım. Ve ekonominin dijitalleşme yönündeki gelişme modelini derinlemesine analiz ettiğimde tekrar anladım ki; Yeni Ekonomi’nin ortaya çıkışı ve gelişimi, Marx’ın insanlığın eninde sonunda kapitalizmi aşıp sınıfsız topluma ulaşacağı yönündeki iddiasını daha da kanıtlamaktadır.

Dördüncüsü, 2008 uluslararası ekonomik krizi hakkında:

Aşırı üretim krizinin, 1970’ler ve 1980’lerden sonra Batılı gelişmiş ülkeler tarafından finansal liberalizasyon politikasının uzun vadeli uygulanmasının kaçınılmaz sonucu olduğuna açıkça işaret ettik. Değerlendirme sürecinde, 2008’deki aşırı üretim krizinin öncekinden farklı olduğunu, sadece ülke içi bir kriz olarak kalmadığını, aynı zamanda ulusötesi etkileri olduğunu saptadık. Bu, aşırı üretim krizinin dikkate değer bir özelliğidir.

Beşincisi, gelişme stratejileri ve “Dışarıya Açılma politikası” üzerine araştırmalar:

2008’deki uluslararası mali krizden sonra ABD hükümeti, “Asya’ya Dönüş” ve “Önce Amerika Birleşik Devletleri” gibi muhafazakâr fikirleri öne sürdü. ABD hükümetinin Çin’in barışçıl yükselişini engelleme girişimlerini teşhir etmek için, “Sıkı Kuşatmayı Kırmak ve Geniş Yeni Dünya Yaratmak” başlıklı ve Başkan Xi Jinping’in dış stratejik öngörülerini destekleyen ve öven bir dizi makale yayınladım. “Kuşak ve Yol Girişimi”, eşitlik, paylaşım, karşılıklı yarar, işbirliği ve birlikte inşa etmeye dayalı yeni bir ekonomik küreselleşme yoludur. Her şeyden önce, ABD’nin öncülük ettiği sömürü, ayrımcılık ve hegemonya gibi olumsuz faktörlere dayalı olarak gelişen ekonomik küreselleşmeden kesin olarak ayrılmaktadır. Bu nedenle, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere birçok ülke bu projeyi memnuniyetle karşılamışlardır ve ekonomik küreselleşmenin eski, yıkıcı tarzını değiştirmek için durdurulamaz bir işbirliği kurulmuştur. “Kuşak ve Yol” aynı zamanda önemli bir ekonomik temel ve diplomatik hat oluşturarak ve bizleri “Tüm İnsanlık için Ortak Gelecek Toplumu” fikrine bir adım daha yaklaştıracaktır.

Altıncı ve son olarak, bizi bekleyen parlak gelecek:

Çin’in kurumsal gücü, teknolojik gelişmelerdeki avantajları, bağımsızlığı ve çalışkanlığındaki kararlılığı göz önüne alındığında, Çin’in GSYİH’sinin 2028 yılına kadar Birleşik Devletleri’nkini geçeceği öngörülüyor. Bu çalışmalar bazı bilim adamlarının, Çin ekonomisi büyüme hızının ülkenin büyüklüğü ve nüfusu nedeniyle yavaşlayacağı şeklindeki geleneksel görüşünü de çürütüyor. Küresel ekonomik döngüde beşinci uzun dalganın yükseliş döneminde olmamızın avantajlarını da göz önüne alırsak; birlik olduğumuz ve çok çalıştığımız sürece -eğer hiçbir şey ters gitmezse- bu yüzyılın ortalarında Çin Rüyası’nın gerçekleşmesi, Çin ulusunun büyük şahlanması uzun vadeli bir başarı olacaktır.

Bu amaca gerçekten ulaşmak için önümüzde dikkat edilmesi gereken dört ana konu vardır:

İlk olarak, kamu ekonomisinin hakim konumuna bağlı kalmamız gerektiğini akılda tutmalıyız. İkincisi, eyaletlerin devlet borçlarının gizli tehlikesine dikkat etmeliyiz. Üçüncüsü, kendimizi yapay zeka teknolojisini bilgece kullanmaya hazırlamalıyız. Bu konuda yapay zeka teknolojisinden yararlanarak, kamu ekonomisinin hakim durumuna bağlı kalınarak çalışma saatlerinin haftada 4 iş gününe indirilmesi önerilmiştir. Dördüncü olarak, bölgemizdeki ülkelerin Çin’in gelişmesinden kaygıya kapılıp, karşı cephe oluşturmasına yani “Tukidides Tuzağı”na düşmemek için çok dikkatli olmalıyız.

Herkese çok teşekkür ederim.

Görsel ve tablolar2

Görseller

Görsel 1Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi'nden Profesör Ding Bing, 2021'de Marksist Ekonomi Ödülü'nü kazandı. (Başkent Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nin internet sitesi, 2021)
Görsel 2Prof. Ding Bing BRIQ Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Akfırat ile 15.WAPE Forumu’nda.
Atıfta bulunAPA 7
Önerilen gösterimAPA 7

Ding, B. (2022). Kamu ekonomisinin hâkim konumu Çin sosyalizminin can damarıdır. Kuşak ve Yol Girişimi Dergisi, 3(2), 78-81.

Dışa aktarRISBibTeXEndNote

Lisans ve telif

© BRIQ · CC BY 4.0

İzinler ve yeniden kullanım

briq@briqjournal.com