Atıf

Atıf: Xi, J. (2021). Zaman ve mekanı aşacak yeni bir medeniyet için işbirliği. 
Kuşak ve Yol Girişimi Dergisi, 2(4), 20-23.

Öz

Ortak zorluklarımızın üstesinden gelmek ve herkese daha iyi bir gelecek yaratmak için, ekonomi, bilim ve teknolojinin oynadığı rol kadar önemli olan kültür ve medeniyetin rolüne de bakıyoruz. Asya Medeniyetler Diyaloğu Konferansı, Asya’daki medeniyetler ve ötesindekilerle eşit bir zeminde, diyalog kurmak, karşılıklı öğrenmeyi kolaylaştırmak ve fikir alışverişinde bulunmak için yeni bir platform oluşturmak üzere toplanmıştır.

Editör Notu: Asya Medeniyetleri Diyaloğu Konferansı 15 Mayıs 2019’da Pekin’de düzenlenmiştir. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, açılış töreninde Ortak Geleceğe Sahip bir Asya Toplumu için Medeniyetler Arasında Karşılıklı Öğrenme ve Değişimlerin Derinleştirilmesi ana temasını esas alan bir konuşma yaptı. Aşağıda, konuşmasının düzenlenmiş hali yer almaktadır:**

Bugün dünya, çok kutupluluğa, ekonomik küreselleşmeye ve kültürel çeşitliliğe her zamankinden daha fazla yaklaşıyor ve bu süreçte giderek daha fazla bilgi odaklı hale geliyor. Bu ilerleme, gelecek için umut verici beklentiler sunuyor. Ancak, şu anda dünya çapında birçok insanın karşı karşıya olduğu artan istikrarsızlıklar ve belirsizlikler karşısında, ülkelerin birlik olması ve bu olumsuzluklara yanıt vermesi gerekiyor.

Ortak zorluklarımızın üstesinden gelmek ve herkese daha iyi bir gelecek yaratmak için, ekonomi, bilim ve teknolojinin oynadığı rol kadar önemli olan kültür ve medeniyetin rolüne de bakıyoruz. Asya Medeniyetler Diyaloğu Konferansı, Asya’daki medeniyetler ve ötesindekilerle eşit bir zeminde, diyalog kurmak, karşılıklı öğrenmeyi kolaylaştırmak ve fikir alışverişinde bulunmak için yeni bir platform oluşturmak üzere toplanmıştır.

Asya, onu insanlık tarihinin önemli bir beşiği yapan, dünyanın en eski yerleşimlerinden biridir. Bu uçsuz bucaksız ve güzel kıta, dünya kara kütlesinin üçte birini kaplar ve dünya nüfusunun üçte ikisini barındırır. 47 ülkede yaşayan 1,000’den fazla etnik grup vardır.

Geçmişimizi gözden geçirip Asya’nın ötesine baktığımızda, medeniyetlerimize daha fazla güvenmeliyiz. Atalarımızın zengin mirasını geliştirebilir, diğer medeniyetlerle ilişki içinde kalabilir ve karşılıklı öğrenmeyi artırabiliriz. Böylelikle, Asya medeniyetlerine yeni bir ihtişam katmış olacağız.

Asya Halklarının Özlemleri

Biz Asya ülkeleri olarak birbirimize yakından bağlıyız; geçmişten gelen ortak tecrübelerimiz ve geleceğe dair ortak beklentilerimiz dolayısıyla doğal bir yakınlık bağını paylaşıyoruz. Önümüze bakarak, dünyanın nereye gittiğini görmemiz, zamanın gereklerine bağlı olarak halklarımızın daha iyi bir yaşam özlemini gerçeğe dönüştürmemiz gerekiyor.

Biz Asyalılar, Asya’da barış ve istikrar görmeyi umuyoruz. Barışı korumak her ülkenin sorumluluğudur. İhtilaflar, çatışma veya savaşa dönüştüğünde, ekonomik büyüme, sosyal istikrar ve karşılıklı alışverişler de onunla birlikte bozulacaktır. Biz Asya ülkeleri halkları, korkudan uzak, huzurlu, güvenli bir şekilde yaşamayı ve çalışmayı arzuluyoruz. Tüm ülkelerin birbirine saygı duymasını ve güvenmesini, uyum içinde yaşamasını ve birbirleriyle ulusal sınırları, zamanı ve mekanı, medeniyetler arasındaki farkı aşan bir etkileşim içinde olmasını diliyoruz. Birlikte çalışmalı ve altından bile daha değerli olan barışı birlikte korumalıyız.

Biz Asyalılar, Asya’da ortak refahı görmeyi arzu ediyoruz. Ekonomik büyüme, bir medeniyeti ayakta tutar ve refah, bir ulusun ilerlemesinin temelini oluşturur. Ancak, Asya’nın bazı bölgelerinde, insanlar, özellikle de kadınlar ve çocuklar, yoksulluktan, açlıktan ve hastalıktan hala acı çekmektedir. Bu durum değişmelidir. Biz Asyalılar yoksulluktan kurtulmuş saygın yaşamların özlemini çekmekteyiz. Ülkelerin ekonomik küreselleşmeyi düzenlemede işbirliği yaparak, geçmişi ne olursa olsun herkes için daha açık, dengeli ve faydalı hale getireceklerini umut ediyoruz. Bunu yapmak, bazı ülkelerde hâlâ insanları rahatsız eden yoksulluğu ve geri kalmışlığı ortadan kaldırmamızı sağlayacaktır. Çocuklarımız için hayatı kaygısız hale getirecek ve tüm ailelere mutluluk getirecektir.

Biz Asyalılar, açık ve daha iyi bağlanmış bir Asya görmeyi umuyoruz. Asya’nın geçen on yıllardaki hızlı gelişimi, dış dünyaya kapıları açmanın ve küresel ekonomik kalkınma trendine ayak uydurmanın önemli olduğunu gösteriyor. Ülkeler kapılarını kapatıp arkasına saklanmayı seçerlerse medeniyetler birbirinden kopacak ve tüm canlılığını yitirecektir. 

Biz Asyalılar, tüm ülkelerin kendini dışlamayı reddedeceğini, bütünleşmeyi kabul edeceğini, açıklığı destekleyeceğini ve politika, altyapı, ticaret, finans ve halklar arasında bağlantıyı ilerleteceğini umuyoruz. Böylece, hem biz Asyalılar hem de tüm insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplumu birlikte geliştirebiliriz.

Medeniyetlerin Değişimi ve Karşılıklı Öğrenme

Çeşitlilik, medeniyetler arasındaki etkileşimi teşvik eder ve bu da karşılıklı öğrenmeye ve medeniyetlerin daha fazla gelişmesine önayak olur. Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, milletler ve kültürler arasında alışverişi ve karşılıklı öğrenmeyi teşvik etmemiz ve yalnızca Asyalılar için değil tüm insanlar için ortak geleceğe sahip bir toplum oluşturmada halk desteğini güçlendirmemiz gerekiyor.

Her medeniyet, insan yaratımının kristalleşmesidir ve her biri kendi yolunda güzeldir. Birlikte dünya medeniyetlerinin bahçesini renkli ve canlı hale getirebiliriz.

Bu amacı gerçekleştirmek için birbirimize saygı duymalı ve birbirimize eşit davranmalıyız. Tüm medeniyetler kendilerine özgü kültürel çevrelerinde kök salmıştır. Her biri bir ülkenin veya ulusun bilgeliğini ve vizyonunu bünyesinde barındırır ve her biri kendine özgü olduğu için değerlidir. Tıpkı bireylerin ten renginden ve dilinden dolayı birbirinden farklı olması gibi medeniyetler de bu şekilde birbirinden farklılık gösterirler, ancak bu kültürel bir üstünlük anlamına gelmez. Kişinin kendi ırkının ve medeniyetinin üstün olduğu düşüncesi ve diğer medeniyetleri yeniden şekillendirme veya değiştirme eğilimi aptalcadır. Bir üstünlük kompleksi sergilemek yalnızca feci sonuçlar doğurur. İnsan medeniyetleri tek bir renge veya tek bir modele indirgenirse, dünya tektipleşir ve yaşanamayacak kadar sıkıcı bir yer olur. İhtiyacımız olan, birbirimize eşitler olarak saygı duymak, kibir ve önyargıya hayır demek. Kendi medeniyetimizle diğer medeniyetler arasındaki farklar konusundaki kavrayışı derinleştirmeli ve medeniyetler arasında etkileşimi, diyaloğu ve uyumu ilerletmeye çalışmalıyız.

Dahası, küresel toplumdaki her bir medeniyetin ve çeşitliliğin güzelliğini kucaklamamız gerekiyor. Her medeniyet, insan yaratımının kristalleşmesidir ve her biri kendi yolunda güzeldir. Güzel olan her şey için özlem, hiçbir şeyin engelleyemeyeceği ortak bir insanlık arayışıdır. Medeniyetler birbiriyle çatışmak zorunda değildir; dünyadaki tüm uluslardaki güzelliği görebilen gözlere ihtiyacımız var. Kendi medeniyetlerimizi dinamik tutmalı ve diğer medeniyetlerin gelişmesi için koşullar yaratmalıyız. Birlikte dünya medeniyetlerinin bahçesini renkli ve canlı hale getirebiliriz.

Ayrıca, açık ve kapsayıcı olmalı, birbirimizin güçlü yanlarından yararlanmalıyız. İnsan vücudundaki tüm canlı organizmalar metabolizma yoluyla kendilerini yenilemek zorundadırlar; aksi halde yaşamları son bulur. Aynı durum medeniyetler için de geçerlidir. Uzun vadeli kendini dışlamalar, bir medeniyetin gerilemesine neden olurken karşılıklı değişim ve karşılıklı öğrenme bu medeniyetlerin gelişimini sürdürecektir. Bir medeniyet, ancak diğer medeniyetlerle karşılıklı, eşit, çeşitli ve çok boyutlu olarak yürütülen alışverişler ve karşılıklı öğrenme yoluyla gelişebilir. Hiçbir şekilde zorlayıcı, dayatmacı, tek boyutlu veya tek yönlü olmamalıdırlar. 

Geniş fikirli olmamız ve kültürel değişimin önündeki tüm engelleri kaldırmaya çalışmamız gerekiyor. Asya medeniyetlerinin karşılıklı değişim ve öğrenme yoluyla ortak gelişimini ilerletmek için kapsayıcı ve her zaman diğer medeniyetlerden beslenme arayışında olmamız gerekmektedir. Son olarak, zamana ayak uydurmamız ve kalkınmada yeni zeminler keşfetmemiz gerekiyor. 

Küresel toplumdaki her bir medeniyetin ve çeşitliliğin güzelliğini kucaklamamız gerekiyor. (CGTN, 2019)
Küresel toplumdaki her bir medeniyetin ve çeşitliliğin güzelliğini kucaklamamız gerekiyor. (CGTN, 2019)

Bir medeniyetin ayakta kalabilmesi için onu yaşatmak ve nesilden nesile mirasını inşa etmek için çaba sarf edilmelidir. Daha da önemlisi, bir medeniyetin değişen zamana ayak uydurması ve yeni bir çığır açması gerekir. Dünya tarihi bize, mevcut fırsatlardan yararlanmanın ve zamanla ilerlemenin kalkınma için temel olduğunu öğretir. Medeniyetlerimizin kalkınmasına ivme ve ilham katacak yeni fikirler bulmalıyız. Bu çabalarla, medeniyetlerimizin zaman ve mekanı aşması ve kalıcı bir çekiciliğe sahip olması için başarılara imza atacağız.

Kapsayıcı Çin Kültürü

Asya toplumunun ayrılmaz bir parçası olan Çin medeniyeti, ilk günlerinden beri geçmişteki başarılarından yararlanarak, yeni zeminler keşfederek ve değişikliklere uyum sağlayarak gelişti ve büyüdü. Bu medeniyet,  Çin ulusunun derin arayışını temsil eder ve kalıcı gelişimi için zengin bir güç kaynağı sağlar. Kağıt, barut, matbaa ve pusula gibi Çin icatlarının yanı sıra Çin’in astronomi bilgisi, takvim sistemi, felsefesi ve insan merkezli öğretisi, küresel bir etkiye sahip oldu ve insan medeniyetlerinin gelişmesini sağladı.

Kapsayıcı ve iç içe geçmiş bir bütün olarak Çin medeniyeti, diğer medeniyetlerle sürekli etkileşim içinde bulunarak bugünkü halini almıştır. Budizm ile tanışılması, İslam ile Konfüçyüsçülüğün kesişmesi ve Batı öğrenimiyle tanışılması, Yeni Kültür Hareketi’nin başlatılmasıyla ve modern zamanda Marksizm ve sosyalizm ile tanışılmasıyla Çin medeniyeti zenginleştirilmiştir. Reform ve dışa açılma programı ile başlayan ülkenin çok yönlü dışa açılması, bugün, Çin’in zindeliğine katkıda bulunmuştur. Dostluk ve iyi komşuluk, diğer ülkelerle olan etkileşimlerimize yön veren ilkedir; insanlara refah ve güvenlik sağlamak önemli hedefimizdir, reform ve yeniliklerle zamana ayak uydurmak, taahhütlerimize sadık kalmak ve insan ve doğa arasındaki uyumu sağlamak temel felsefemizdir.

Çin, bugün ülke olarak kendisinden daha fazlasıdır; Asya'nın ve dünyanın bir parçasıdır. Önümüzdeki dönemde Çin, dünyayı kucaklamak ve Çin medeniyetinin dinamik başarılarıyla tüm dünya için daha iyi bir geleceğe katkıda bulunmak için kollarını daha geniş açacaktır.

* Yazının başlığı BRIQ'e aittir.
** Metnin İngilizcesi http://www.bjreview.com/Beijing_Review_and_Kings_College_London_Joint_Translation_Project/2019/201906/t20190626_800171719.html adresinden alınmış, Necati Demircan tarafından Türkçeye çevrilmiştir.